Tüketicinin 'pratik çözüm yeteneği' sınır tanımıyor. Bulaşık
makinesinde sebze yıkayan, fırında elbise kurutan tüketici, alet bozulduğunda suçu
firmaya atıyor
İşte gerçek serinlik
Erzincan'da aşırı sıcaklardan bunalan bir ev hanımı
raflarını çıkardığı buzdolabının içine minder koyarak oturmuş. Kapısı açık
kalan buzdolabının kompresörü bozulunca "İyi soğutmuyor" diyerek üründen
şikâyetçi olmuş.
Fritöz kızartması
Diyarbakır'da fritöz alan bir müşteri, ürünün ilk kullanımda
eridiğini görünce Arçelik bayiinin yolunu tutmuş. Büyük bir hırs ile içeri giren
müşteri,
elindeki erimiş fritözü göstererek kendisine arızalı mal satıldığını
söylemiş. Fritözü gören satış görevlisi nasıl kullandığını sorunca adam
anlatmış; "Ocağı yaktım, fritözü üzerine koydum. İçine yağ koydum. Ama
yanmaya, erimeye başladı." Satış görevlileri müşteriyi kusur kendisinde
olduğu için ürünü değiştiremeyeceklerine ikna etmekte oldukça zorlanmış.
Bulaşık makinesi her işe yarar Servis elemanları Türkiye'nin dört bir yanından
gelen "Bulaşık makinem tabakları, bardakları çiziyor ya da su
boşaltmıyor" şikâyetlerini incelemek için gittikleri evlerde müşterilerin
ıspanak,lahana gibi yıkanması zor sebzeleri bulaşık makinesinde yıkadıklarını,
hatta salça yapmak için domatesleri bulaşık makinesinde yumuşatanlar olduğunu
görünce şoke olmuşlar. Sebzelerdeki kumun, su çıkış borularını tıkadığı ya
da makinenin içinde kalarak bulaşıkları çizdiği, bunun da arızaya yol açtığı
ortaya çıkmış.
Elektriksiz ütü formülü
Tüketicinin 'pratik çözüm yeteneği'nin örnekleri saymakla bitmiyor. Mersin'de son
model bir ütü alan tüketici, elektrikler kesilip işi yarım kalınca elektriksiz ütü
yapmanın yöntemini keşfetmiş!
Ütüyü ocakta ısıtarak işine devam etmek isteyen ev hanımı, ütünün gövdesinin
yanması üzerine bayiye başvurarak, ütünün değiştirilmesini istemiş.
Mikro yumurta fırını
Şanlıurfa'da bir müşteri, satın aldığı mikrodalga fırında
yumurta kaynatmayı denemiş. Deneme basınç nedeniyle yumurtanın patlamasıyla sona
ermiş. Mikrodalga fırının infilak etmemesi şans olarak değerlendirilirken müşteri,
"Yumurta bile kaynatamıyor. Bu fırını ne yapayım? Paramı geri verin"
diyerek bayiye fırını iade etmeye kalkmış.
Fırın kurutmayı beceremezse
Mersin'de fırının içinde elbisesinin yandığını söyleyen bir müşteri teknik
servisi çağırmış. Elbisenin yanarak fırının içine yapışmasından mustarip
tüketiciye, fırınında sadece yemek pişirmesi önerilmiş. Fırının içinde
çamaşır kurutma vakalarına sıklıkla rastlayan servis elemanları ayrıca çok
sayıda beyaz eşya sahibinin fırınlarının içini mutfak dolabı olarak da
kullandığına tanık olmuş. İçinde unutulan şeker, elbezi, mutfak önlüğü gibi
malzemelerin yanması sonucu fırınların kullanılamaz hale geldiği belirlenmiş.
Buzdolabında mum ışığı
Diyarbakır'da ise buzdolabının içini aydınlatan ışığı yetersiz bulan bir
vatandaş, içine birkaç mum yerleştirerek kendince sorunu çözmüş. Ancak mum
buzdolabının tavan kısmını yakınca üründen şikâyetçi olmayı ihmal etmemiş.
Ocakta 'kettle' pişiyor
İstanbul'daki bir müşteri de kettle'ının (su kaynatıcı) eridiği şikâyeti ile
servise başvurmuş. Kettle'ın elektrik ile çalıştığını bilmeyen müşterinin
ocağın üzerine su ısıtıcısını koyarak suyu ısıtmaya çalıştığı
anlaşılmış. Ocaktaki ateşin erittiği kettle'ın yenisi ile değiştirilmesinde
müşteri çok ısrarcı olmuş. İstanbul'daki başka bir müşteri de elektrikli
karıştırıcıyı tencerenin içinden çıkarmadan yemek pişirmiş. Alet eriyince de
şikayetçi olmuş.
Ayakkabı soğutucusu
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki tüketici toplantısında bir
kişi, buzdolaplarının sebzeliklerinin daha büyük olması gerektiğini söylemiş. Bu
talebinin nedeni sorulduğunda, "Yaz ayları çok sıcak geçiyor.
Ayakkabılarımızı içine koyup soğutuyoruz. Sebzelikler büyük olursa daha çok
ayakkabı soğutabiliriz" yanıtını vermiş.
Klimalı mağara
Elazığ'ın Maden ilçesinde mağarada oturan bir vatandaş,
aşırı sıcaklardan bunalarak klima almış. Mağarada elektrik bulunmaması nedeniyle
dışardan kaçak elektrik çekmiş. Yetersiz olan elektrik klimanın performansını
bozunca tüketici, klimanın randımanı düşük diye şikâyette bulunmuş.
İLGİNÇ BİR KAZA
Maryland Agusta'da garip bir kaza meydana geldi: Bir
doktorun iki parmagı koptu. Bir kadin kafasina gelen tuglayla agir yaralandi. Bir baska
kadinin damagi yarildi. Bir kamyonet surucusu, kamyonetin icinde sıkıstı ve agır
yaralandi. İsin ilginc tarafi bu 4 kaza birbirine bagli gerceklesti. Sherry Woeller her
sabahki gibi kocasini ogle yemeginden sonra yolcu ediyordu. Ancak Sherry, o gun bir
muziplik yapti ve kocasi tam garajdan cikacagi sirada bluzunu indirip goguslerini acti.
Genc adam karisinin goguslerini gormedi, ancak arkadan gelen kamyon surucusu gordu ve
karsi kaldirimdaki evden iceriye girdi. Burasi bir disci muayenehanesiydi ve Martin Miller
adindaki doktor tam o esnada bir hastasina cerrahi mudahalede bulunuyordu. Elindeki
nesteri tam hastasinin agzina sokarken kamyon salona girdi ve nester hastanin damagini
yardi. Acidan bagirip, agzini birden kapatan hasta,doktorun iki parmagini kopardi. Yaramaz
komsu Sherry Woeller ise kamyonetin karsidaki eve hizla girmesi sonucu ,basina gelen bir
tuglayla agir yaralandi ve hastaneye getirildiginde gogusleri hala acikti!
Dünyanın en komik kazası- bu olayın gerçek olduğuna dair söylentiler var ama ne kadar doğru
bilinmez tabii..
Sayın şantiye şefim; İş kazası tutanagina planlama
hatasi diye yazmistim. Bunu yeterli gormeyerek ayrintili anlatmami istemissiniz. Su anda
hastanede yatmama neden olan olaylar aynen asagida anlattigim gibi olmustur:
Bildiginiz gibi ben bir duvar ustasıyım. İnşaatın
altıncı katındaki işimi bitirdiğim zaman biraz tuğla artmıştı. Yaklaşık 250 kg
kadar olduğunu tahmin ettigim bu tuğlaları aşağıya indirmek gerekiyordu. Aşağı
indim, bir varil buldum, ona sağlam bir ip bağladım, altıncı kata ciktim. İpi bir
çıkrıktan geçirip ucunu aşağıya saldım. Tekrar aşağıya indim ve ipi çekerek
varili altıncı kata çıkardım. İpin ucunu sağlam bir yere baglayip tekrar yukari
ciktim. Butun tuglalari variledoldurdum. Asagi indim, bagladigim ipin ucunu cozdum. Ipi
çözmemle birlikte birden kendimi havalarda buldum. Nasil bulmayayim? Benyaklasik 70
kiloyum. 250 kilogramlik varil suratle asagiya duserkenbeni yukari cekti. Heyecan ve
saskinliktan ipi birakmayi akiledemedim. Yolun yarisinda dolu varille carpistik. Sag iki
kaburgaminbu sirada kirildigini saniyorum. Tam yukari cikinca, iki parmagim iple beraber
cikriga sikisti. Parmaklarim da bu sirada kirildi. Bu esnada yere carpan varilin dibi
cikti ve tuglalar etrafa sacildi.Varil hafifleyince, bu sefer ben asagi inmeye varil
yukari cikmayabasladi ve yolun yarisinda yine varille carpistik. Sol bacagimin kavalkemigi
de bu sirada kirildi. Can havli ile ipi birakmayi akil ettim.Basimi yukari kaldirdigimda
bos varilin suratle uzerime geldiginigordum. Kafatasimin da boyle catladigini saniyorum.
Bayilmisim, gozumu hastanede actim. Cenab-i Hak'tan tum kullarini boyle görünmez
kazalardan korumasini diler, hurmetle ellerinizden operim.
Duvarci ustaniz ...
Beyaz Atlı Prens
Bir Dönem Türkiyemde beyaz atlı prens namı ile
ünlenmis bazı Yıldo isimli sahışın başına gelmiş bir olay bu; kahramnımız her
zaman ki gibi ukala tavırları ile dinleyici telefonları ile dalga geçiyo ta ki bi amca
arayıp adını söyleyene kadar amcam adını Fenasi olarak söylüyor. Tabi Yıldom,
kefalim hemen dalga geçmeye başlıyo, hehe hööö böyle isim mi olur diye, ay ne komik
falan filan amcam altan alıyo neyse sonra yıldom amcamın soy adını söylüyor Kerim,
yıldo atlı heho hee FENASİKERİM bey sonra tabi höö ben ne dedim tabi hemen reklam
arası.........
Kedi Olayı
Bikac arkadas arabalari ile yolda giderlerken, kotu sans bu
ya, bir kedi arabanin onune atliyor, bunlar da kediye "küütT!" diye
carpiyorlar, hemen iniyorlar, bakiyorlar ki yolun kenarinda bir kedi hoplayip zipliyor,
"ulan" diyorlar, uzuluyorlar, "bari can cekismesin, oldurelim"
diyorlar.. Arabaya bakiyorlar, bi beyzbol sopasi var.. Aliyorlar sopayi basliyorlar kediye
vurmaya.. O sirada kenardaki binada bir kadin olayi goruyor ve basiyor cigliklari,
"ne yapiyorsunuz kedime! Niye vuruyorsunuz? hayvan dusmanlari!... #%@@$
(Kalay)".. adamlar olayi kadina anlatmaya calisiyorlar, ama kadin aciklama dinleyecek
durumda degil, feryat figan... Kadin polis cagiriyor, sans bu ya hemen polis geliyor
(Demekki yabanci bi ulkede geciyor olay!!..).. Geliyor polis, "Napiyonuz siz
bakiiim?" diyor.. Adamlar da anlatiyorlar.. "Kediye carptik, can cekisiyordu,
acidik, can cekismesin dedik, sopa ile oldurduk". diyorlar.. Polis de "nerden
belli kediye carptiginiz, ispat edebilir misiniz?" diyor.. adamlarda, "Ummm,
nasil ispat edelim" felan derken.. "aaa!" diyorlar, "kediye carptiysak
arabanin uzerinde kan izleri felan vardir herhalde, gelin memur bey, arabaya bakalim, kan
izi herhalde ispatimiz olur"... "tamam" diyorlar, arabaya gidiyorlar...
Bakiyorlar: Arabanin onune yapismis, pestili cikmis bir KEDi!.
Babamız
Sayin Cumhurbaskanimiz Suleyman Demirel'in sair bir tarihte başbakan olarak duzenledigi
bir basin toplantisindan aynen aktariyorum,
-Ege bir yunan golü deeldir.
-Ege bir Turk golü de deeldir.
-Binanaleyhh Ege bir gol deeldir..
Hastahane
Adamin biri sidddetli ishal sikayetiyle İstanbul Çapa Hastanesine basvurur... Islemleri
devam ederken karisan kagitlar sonucunda adami psikiyatri servisine havale ederler..
Aradan 15 gün geçip taburcu olma günü gelince arkadasi bizim adami karsilamaya gelir..
"Nasil oldu geçti mi ishal ?" der arkadasi.. Bizimki ise : "hayir geçmedi
ama artik takmiyorum"
Tuvalet
Bayrampaşa'da, lokantacı Kadır Kuşhasan'ın içinde bulunduğu tuvalet çöktü. Bir
alt kattaki işyerine düşen ve bacağı kırılan Kuşhasan'ı şıkıştığı yerden
itfaiye ekibi kurtardı. İlginç olay dün (18/11/98) saat 11 sıralarında Murat
Mahallesi, Sarı Dökümcüler Sitesi 15. Blok'ta meydana geldi. Aşçı Kadir Kuşhasan
tuvalet ihtiyacını gidermek için çalıştığı lokantanın 2.katına çıktı.
Kuşhasan tuvalette bulunduğu sırada, tuvaletin tabanı çökünce ahçı kendini
klozetle birlikte bir kat aşağıda buldu. Enkaz altında kalan 36 yaşındaki
Kuşhasan'ı itfaiye kurtardı. Sol bacağı kırılan ve hastaneye kaldırılan Kuşhasan
"Böyle bir olayı rüyamda görsem inanmazdım. Canımı itfaiyeye borçluyum. dedi.
Kaynak: Hürriyet Gazetesi 19/11/98 Sayfa:7
Sinerji
Bu olay bir seminerde geçiyor. Sinerji konusu yani gurup
çalışması iyidir, birlikten güç doğar anlatılmaya çalışılıyor, Tepegöze
kocaman 1 +1 = 3 yazıyor. Çoğunluğu işletme kökenli olan gurupda bir kaç
mühendislik öğrenciside bulunmakta ismini vermek istemdiğim bir arkadaşın yorumu
tüm konuşma bittikten sonra "Ama bu söylediğiniz (yani 1+1=3) onluk sisteme göre
yanlış".
Bir Arkadaşımızdan
Gelmiş,
Birgün okuldan eve geldim,baktım annem telefon bekliyor. Hayırdır anne dedim. Kimden
telefon bekliyosun. Annem Mudurnu’dan aradılar buzdolabında kaç tane yumurta var diye
sordular bende bi bakiim dedim telefondaki bayan tamam ben sizi birazdan ararım dedi ,o
arayacak şimdi dedi. Anneme bu işte bir gariplik olduğunu ,bunun bi şaka olduğunu
anlatmaya çalıştım .ama annem inanmadı .Neyse telefon çaldı. Annem 11 tane yumurta
var kızım dedi. O bayanda anneme tamam şimdi o yumurtaları alın teker teker
gö.ünüze sokun dedi. ve telefon kapandı. Annem hayretler içinde bana bakarken telefon
tekrar çadı .yine aynı bayan tamam yumurtalar pişmiştir servise hazır dedi.o sırada
annem ağzı açık kalmış bana bakıyor bense çoktan gülme krizine girmiş evde
tepiniyodum .....
KÖPEK: Belçika'nın Ostende kentinde bir aydınlatma
direğinin bir aracın üzerine devrilmesi ve sürücüsünün rastlantı eseri
kurtulması üzerine soruşturma başlatıldı. inceleme yapan uzmanlar, kazanın,
köpeklerin sürekli olarak direğin dibine çiş yapmaları sonucu çürüyen direğin
devrilmesi ile meydana geldiğini tespit ettiler.
DOMUZ: Bulgaristan'ın başkenti Sofya yakınlarındakı Dupnitsa kasabasında
yaşayan bir köylü, bahçesine verdiği zararlar nedeniyle domuzundan nefret ediyordu,
sonunda domuzu dinamitle öldürmeye karar verdi. Arkadaşlarıyla iddiaya giren köylü
komşularının şaşkın bakışlarının arasında dinamit lokumunu hayvanın ağzına
sokarak fitili ateşledi. Bahçe duvarının arkasına saklanıp patlamanın sonucunu
bekleyen "hain" sahip ve arkadaşları, ummadıkları bir olayla
karşılaştılar. Domuzun, ağzındaki dinamit lokumuyla aniden evin açık unutulan
kapısından içeriye girmesiyle dinamitin patlaması bir oldu. Harabeye dönen evine
bakıp bakıp dertlenen köylü, "Bu domuz, başıma sürekli dert oluyordu. Ancak,
ölümü en büyük belayı başımıza açtı" dedi.
TAZI VE AVCI: ABD'nin Kentucky eyaletinde Inez kentinde avlanmaya
çıkan bir avcıı yeni aldığı tazının acemiliğine kurban gitti. John Philip adlı
avcı, vurduğu kuşu tazının ağzından almak için tüfeğini yere koydu. Ancak acemi
tazı, kuşu bırakmak istemeyince avcı ile köpeği arasında bir çekişme yaşandı.
Köpek bu sırada yanlışlıkla yerdeki tüfeğin tetiğine bastı ve silahın ateş
alması sonucunda Philip, bacaklarından yaralandı.
AYNI ANDA YARALANDILAR: Londra'nın güneyinde minibüsüne bir otomobil
çarpmasının ardından Terry Connell'ın bir kolu ve bacağı kırıldı. Talihsiz
kazazede ertesi gün The Sun Gazetesinde bir başka Terry Connell'ın fotoğrafını
gördü. ikinci Terry, Londra'nın kuzeyinde buzda kayarak düşmüş ve onun da bir kolu
ile bacağı kırılmıştı. Her iki Terry'de 52 yaşındaydı, ikisi de kasaptı ve
ikisi de Noel'i yatakta geçiriyordu. Aralarındaki tek fark birinin sağ, diğerinin ise
sol kolunun kırılmasıydı.
PATLAYAN FARE: İngiltere'de Roger ve Sylvia Blindell çifti,
evlerine musallat olan farelerle savaşmak için belirli köşelere çok güçlü bir
zehir yerleştirdi. Fare, zehiri yedikten sonra beklenmedik birşey oldu. Zehirin içinde
bulunan fosfor, hayvanın vücut hücrelerinden dışarıya sızdı ve havayla temas
ederek reaksiyona geçti. Patlama sonucunda çıkan yangında ev tamamen tahrip oldu.
ŞÖFOR VE KAZA YERİ AYNI: Viyana'da Anna Hascher'a 1983 yılında Milance
Zivojinoviç'in kullandığı bir minübüs çarptı. Tam 10 yıl sonra 21 Mayıs 1993'te
Bayan Hascher'a bu kez de bir kamyon çarptı. Kaza yeri 10 yıl öncekinin 500 metre
uzağındaydı. Kamyonun sürücüsü yine aynı kişiydi: Milance Zivojinoviç.
23 YIL ARAYLA AYNI KAZA: Brezilya'nın Salvador kentinde 1966 yılında
kamyonunun denetimini kaybeden bir sürücü, Cristina Costa'nın evine girdi. Bu olaydan
23 yıl sonra aynı sürücü, yine kamyonla Cristina Costa'nın evine çarparak hane
sakinlerini şok etti.
ANNNE VE KIZ BULUŞTU: Hollanda'da yıllardır birbirleriyle görüşmeyen
63 yaşındaki anne ile 44 yaşındaki kızı birbirlerine çarptılar. Anne, otomobiliyle
bir kavşakta sola dönüş yapmak isterken, motosikletiyle oradan geçen kızına vurdu.
Hastaneye kaldırılan dargın anne kız tedavi altına alındı.
LAZ FIKRASI GİBİ KAZA: Rize'nin Çayeli ilçesinin Yanıkdağ köyünde eski
model çakmaklı dolma av tüfeğini temizlemek isteyen 15 yaşındaki Mustafa Safi,
tüfefinin namlusuna su doldurarak sobaya soktu. ısınan namludaki barutun ateş alması
sonucu tüfek birdenbire infilak etti ve saçmalar Mustafa'yı kasığından yaraladı.
Çayeli Devlet Hastanesine kaldırılan Mustafa Safi "Ateşle barutun yan yana
gelmeyeceğini böylece anlamış oldum" dedi.
DENİZDE MAYOSUNU ÇALDIRDI: Şile'de
denize giren Hayati Sütün adlı genç, yüzerken mayosunu çaldırdı.İki kişinin
kendine doğru yüzdüğünü söyleyen Sülün,"Suyun içinde mayomun
çalındığını anlayamadım.Denizden çıkarken mayomun olmadığını
gördüm"dedi.
ASANSÖRDE SOYULDU: Yelda Uyanık ismli sekreter bindiği asansörde
önce bayıltıldı sonra çırılçıplak soyuldu.Gözlerini hastanede açan
Yelda"Benimle asansöre bir erkek bindi.Sonrasını hatırlamıyorum, bir daha tek
başıma binmem"dedi.
DONUNU UNUTTU: Otobüste uyuyakalan Gönül adındaki kadın,
bacaklarında bir serinlik hisstedince külotunun çalındığını farketti.Durumu
şoföre bildiren Gönül,"Külot giydiğime eminim.İyi ki başka şeyimi
çalmamışlar"dedi.
GELİN ARABASI: Silahlı 4 kişi bir işyerini soyduktan sonra plakasında
"mutluyuz" yazan gelin arabası ile kaçtılar.
ZEHİRLİ MADEN SUYU:
Uludağ'da eşi Metin'i, ağaca bağladıktan sonra fare zehirli meyve suyu içirip
boğarak öldüren Şengül mahkemde önce idam SONRA 30 yıl hapse mahküm oldu.
MAYINLA FUTBOL: Kamboçya'da
2 asker, patlamamış mayınla futbol oynamaya kalkıncahayatlarını kaybetti.Olayı
ilginç kılan birbaşka nokta, parçalanarak can veren 2 askerin, Kamboçya ordusunun
"en iyi mayın uzmanları" arasında yer almasıydı.
TÜKÜRÜK KURBANI: ABD'nin Alabama eyaletinde 25 yaşındaki bir asker
tükürme alışkanlaığının kurbanı oldu . Pencerenin kenarına oturarak
tükürüğünü, büyük bir tencere şeklindeki sokak lambasına isabet ettirmeye
çalışan asker , dengesini kaybetib 11. kattan düştü.
KOLADAKİ ÇİVİ: New Hempshere eyaletinde 10 yaşındaki bir çocuk,
kolasını çiviyle açmaya çalışırken hayatını kaybetti.Kolanın içindeki gaz
basıncıyla fırlayan çivi çocuğun boğazına saplandı ve çocuk hayatını kaybetti.
YÜZMEK:Adiyaman'in Kahta
Ilcesi yakinlarindaki Ataturk Baraji Golu kenarinda ailesiyle piknik yapan Kadriye Demir
(17), sogumasi icin suya biraktiklari karpuzun kiyidan uzaklastigini gorunce suya atladi.
Yuzme bilmeyen Kadriye Demir boguldu.
ŞEKER:Diyarbakir'in Baglar Beldesi'nde, Mesut Kup Seker Fabrikasi'nda calisan
Mehmet Emin Ekinci (43), depodan kamyona yukleme yaptigi sirada, sirtinda tasidigi 50
kilogramlik seker torbasinin altinda kalarak oldu.
SATIR:Sivas'in Kangal Ilcesi'nde, Kangal Genc Futbol Takimi'ni kampa goturen
otobuste yolculuk eden bir kasaba ait satır, otobusun ust bagajindan, Rusen Karakaya'nin
basina dustu. Karakaya kazayi hafif yarali atlatti.
ADAM
GİBİ İSTE !
Bir firmaya bilgisayar kurmak için Adana'ya gitmistik.
Arkadasimla sigara almak için büfeye girdik. arkadasim: bi kisa camel verirmisiniz dedi.
Gelen cevapla dumurun doruklarindaydik:
-ne yalvariyon lan adam gibi istesene.
GENÇ KIZ
Bankada staj yaparkene kredi karti basvurularini
inceliyordum.hepsi iyi hos güzeldi ama bir formu okumaya basladiktan kisa bir süre sonra
gülmekten koptum. Hatunun biri cinsiyet bölümünde bulunan () kadin ()erkek
seçeneklerine birde () kiz seçenegini eklemis ve onu isaretlemis. Bunu yapan kizimiz da
bu arada 43 yasinda...
HİZMET ANLAYIŞI
Bandirmada bir restoranin cami: "23 saat
açigiz"
OTOBÜSÜN ARKASI
Erenköy -Kadiköy otobüsü.Otobüs Marmara Universitesi Duraginda dolmus durumda. Arka
taraf ilerlemiyor. Insanlardan arka tarafin ilerlememesi uzerine tepkiler giderek artiyor
ama arka tarafta kipirdayan yok. Bu arada söfer beyin herkesi güldürecek ve arka tarafi
ilerletecek açikklamasi duyuldu:
"Beyler lütfen ilerleyelim; otobüsün arkasi da Kadiköy'e gidiyoooor..."
ÖĞRENCİ
Bir gün kardesim ben ve annem ankaraya gidiyorduk
kardesim babamdan tuvalet için para aldi. Tuvaletten çiktik ve kardesim parayi adama
uzatip "amcaa iki ögrenci" dedi.ben gülmekten kirilirken adam "yigenim
ögrenci farketmiyo, ayni para" demesi beni birkez daha yikima ugratti...
olabiliyomus
Eski işimde, Hindistan'in koyu müslüman kesiminden bir firmayla çalisiyoduk. bir gün
telefon etmem gerekti, adama "how are you?" dediimde aldiim cevap tüyler
ürperticiydi: fine elhamdüllillah! yetmezmis gibi bir istegimi ilettikten sonra gelen
tepki ise: okey insallah!
OTOBÜS
Binmek üzere oldugu otobüsün hangi istikamette gidecegini bilmedigi için, en bilen
kisi oldusunu zannettisi soföre sordu.
-"Mecidiyeköy'den geçer mi?"
-"sen nereye gitçen kardas"
-"evee"
SONUNCU SAYI
Izmir festivalinde efes antik tiyatrosundaki konsere dogru otobüsle gidiyoruz. önümdeki
koltukta bes yada alti yasinda bir çocuk yaninda ise entel bir baba! çocuk soruyor:
-Baba sonuncu sayi kaç, sifir mi? Entel baba:
-Hayir oglum sonunucu sayi "iks üzeri en"? çocuk dumur, ben çocuktan daha da
dumur..
ZONGULDAK YOLCULUĞU
Arkadaslarimla gezi amaciyla geçen sene Zongudak'a gitmistim. Daglik bir
yolda giderken bir tabela gözüme ilisti: "Osman Et Lokantisi 100 metre geridedir.
Daha sonra geri dönüp bunun sebebini sordugumuzda ilgili kisinin söyledigi söz:
"Napalim arkadasim anca burada yer bulabildik" |